1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

VAKAR VE BOŞ ŞEYLERDEN YÜZ ÇEVİRMEK

Konu, 'İslami Eğitim' kısmında rucane tarafından paylaşıldı.

  1. rucane

    rucane Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Resulullah sav şoyle buyurdu:
    ''Kişinin kendisini ilgilendirmeyen boş soz ve davranışları terketmesi Muslumanlıgının guzelliğindendir.(1)
    ''İyilik elbisenin ve zinetin guzel olması değildir.Asıl iyilik; kişinin ic huzur ve vakar(ağır başlılık, onur) sahibi olmasıdır.(2)
    Abdullah İbni mes ud radiyallahu nah şoyle dedi:
    ''KIyamet gununde gunahı en fazla olan kimse; dunyada iken batıla, boş soz ve gereksiz işlere en cok dalandır.(3)
    Abdullah ibnu mubarek ten;
    ''Ma'mere ; ''Biz ona (yahya) hikmeti cocukkken verdik.'' (meryem,12) ayeti hakkında sordum. Şoyle cevap verdi:
    Bize ulaştıgına gore Zekeriya as ın oğlu Yahya as'a cocuklar gelerek ;''Haydi gel beraber oynayalım'' dediklerinde, '' BEn oyun icin yaratılmadım'' cevabını verdi.(4)
    Abdurrahman bin mehdi anlatıyor;
    ''Mekke de sufyanı sevri ile beraber oturuyorduk. Bİrden yerinden sıcradı ve ;GUnduz vazifesini yapıyor, gecip gidiyor,biz ise boş oturuyoruz dedi.(5)
    Yahya bin muaz (ra) şoyle demiştir:
    '' Gunlerini batıl şeylerle geciren, azalarını ahiretini helak edecek şeylerde kullanan ve işledigi gunahlara tevbe etmeden ölen kimse aldanmıştır'' (6)
    Zunnuni mısri şoyle demiştir:
    ''Kim kendini duzeltirse rahat eder. Kim Rabbe yakınlaşırsa yakınlaştırılır. Kim icini temizlemeye gayret ederse kalbi temizlenir.Kim ALlah'a tevekkul ederse ona guven verilir. Kim kendisine faydası olmayan gereksiz şeylerle ilgilenirse, kendisine faydası olan şeyleri kaybeder.(7)

    1-Tırmızı, Zuhd
    2-Kenzul ummal kitabul ahlak
    3-3-Kitabı zuhd , Ahmed bin hanbel
    4-Kitabı zuhd ver rakaik, Abdullah ibni mubarek
    5-Kitabı zuhd , beyhaki
    6-Kitabı zuhd , beyhaki
    7-Kitabı zuhd , beyhaki
  2. Birtat

    Birtat Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    SÖZÜN GÜZELi



    Söz(kelime),beyin tarafından tasarlandıktan ve kalp tarafından onaylandıktan ve gayesi belirlendikten sonra, ses ve dilimizin yardımıyla iki dudağımızın arasından süzülen anlamlı ses yada seslere denir.

    Söz, Allah’ın verdiği konuşma kabiliyetinin en temel ve en ufak unsurudur.

    Söz,beynimizin ve kalbimizin dili,meramımızın ve arzumuzun ifade yoludur.

    Bakışımız,duruşumuz ve edişimizdeki belirsizlik sözümüzle belirginleşir.

    Söz, bir hikaye olur geçmişi anlatır,bir beyan olur anı açıklar, istikbale dair bir vaad olur,yükümlülük getirir. Söz,insanın kendisini anlatmasının en vazgeçilmez yoluysa eğer, insanın görünen bedeni içindeki duyulan ruhu ve başka zihinlerde şekillenen benliğidir.
    “Aksi ispat edilmediği sürece kişinin kendi beyanı esastır.” şeklindeki hukuk prensibinde de belirtildiği gibi söz, insanın kendisidir.
    Söz, doğruysa kişinin doğruluğunu,yalansa yalancılığını ifade eder yada kamufle eder.
    “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” ama söze bakılır.
    Laf,boş lakırtıyı,kuru gürültüyü ifade eder, söz ise daha çok anlamı,derinliği ve değeri olan kelimelerin genel adıdır.

    Sözde doğruluk temel şart,güzellik tercih sebebidir.
    Şeyh Sadi, “Dil,hüner sahibinin anahtarıdır.” der.
    Her insan sözün güzelini söyleme hünerine sahip olmasa da sözün doğrusunu söylemekle yükümlüdür.
    Yine her insan daima sözün doğru ve güzel olanını duymak ister. Yalancılığı meslek edinen ve doğru sözü bile yalan zanneden kimseler bile doğru sözü duyma arzusundadır.
    Yalan sözde aldatma ve kandırma vardır.
    Bir kelimenin yalan olduğu anlaşıldığında, dinleyenler aldatıldıklarını fark ettiklerinde rencide olurlar ama yalancıyı da değerliler hanesinden silerler.
    Yalancı, gerçek dışı durumlarla muhataplarından ziyade kendisini kandırır.
    Bu sebeple yalancı en büyük kötülüğü ve saygısızlığı son tahlilde kendisine yapar.


    Söz,gönül tarlasında/bahçesinde yetiştirilir,beyin mutfağında pişirilir ve dostlar meclisinde ikram edilir.
    Sözün lezzeti,gönlün zenginliği ve samimiyeti kadardır.
    Sözle varılmak istenen hedef, kalbin yöneldiği niyettir.
    Sözün hedefi ile kalbin niyeti aynı ise söz gerçektir,sözün mahiyeti makul ve meşru ise o söz doğrudur ve sözün ifadesi ve üslubu muhatabın içine ferahlık ve hoşnutluk veriyorsa o söz güzeldir.
    Aristo güzel sözü çöyle tarif eder: “Sözün en güzeli,söyleyenin doğru olarak söylediği,dinleyenin de yararlandığı sözdür.” Demek ki sözün güzelleşmesi için yararlı olması da gerekiyor.
    Bir söz acı olabilir ama yanlış olamaz Acı bir olayın ifadesinde önce sözün güzelliğinden vazgeçilebilir sonra gerekiyorsa gerçekliğinden(Yalanın caiz olduğu yerlerde olduğu gibi). Fakat sözün doğruluğundan asla vazgeçilemez.

    “Söz uçar, yazı kalır.” denilir ama Kur’an okuyan bir mü’min, sözün bir kısmının sadece insanların hafızasından silindiğini, her faaliyetin yazılı olduğu kişisel amel defterinde sözlerin de noktası virgülüne kadar kaydedildiğini bilir:

    “İki melek (insanın)sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar.İnsan hiçbir söz söylemez ki,yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”[1]
    Fiil gibi sözün de verilecek bir hesabı vardır. Bu sebeple hayatta hemen herkesin destursuz yaptığı bir iş olan konuşmayı doğru ve güzel hale getirmek gerekmektedir.
    İnsanlar,elbiseleri ile karşılanır,sohbetleri ile uğurlanırlar.
    Şerefimizi korumak ve yüceltmek için sözün doğrusuna ve güzeline dünyada da ekmek ve su kadar muhtacız.Mukadder Arif Yüksel

    1-26/Kaf, 17-18
  3. Birtat

    Birtat Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Kur’an’da Doğru ve Güzel Söz:

    Kur’an-ı Kerim,bizim inancımıza göre bir Allah kelamı olarak sözün en doğrusu ve güzelidir.
    Kur’an’a göre sözlerin en temiz ve güzel olanı imandır.[2]
    Yani Allah’ın birliğini,yüceliğini,Hz.Muhammed’in Onun kulu ve elçisi olduğunu ikrar etmektir.
    Allah, güzel sözü şöyle bir benzetme ile açıklar: “Allah’ın, güzel-doğru bir söz için nasıl bir misal verdiğini görmüyor musun(uz)?(Güzel söz),kökü (yerde)sabit,dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. (O ağaç),Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Çirkin bir sözün durumu ise,kökü toprağın üzerine çıkarılmış,bütünüyle kararsız,dayanıksız,çürük bir ağaç gibidir.”[3]

    Ayette güzel ve doğru söz köklü ve meyveli bir ağaca benzetilmekle sözün iki temel özelliği taşıması öngörülmüştür:

    Sözün, ağacın kökleri gibi dayanaklı,mesnetli ve delilli olması,
    Sözün,ağacın meyvesi gibi dinleyenlere faydalı olması.
    Söz (kelime), kavramsal alanı itibarı ile fikir,vaad ve önerme/kaziye anlamlarına gelir.
    Buna göre, güzel ve doğru bir söz, öz itibarıyla doğru,ahlaki ölçülere uygunluğu ve yararlılığı itibarı ile de güzel olan fikir ve önermeyi tanımlar.
    Bu bağlamda,doğru,ahlaki ve yararlı olan sözler,Allah’ın mesajına yada razı olacağı durumlara işaret eder.
    Çirkin söz de, ilahi mesajın zıddını,gayr-i ahlaki durumları,manevi alanda yıkıma götüren inanç,düşünce ve öğretileri ifade eder.[4]

    Allah, iman edenlere doğru konuşmayı emreder:

    “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin.”[5] Ayette geçen kavl-i sedid tabiri, sözü,kuşkuya,yanlış anlamaya mahal bırakmadan abartısız ve eksiksiz söylemeyi ifade eder.[6]

    Sözün güzeli yada güzel sözlülerin kimler olduğu ise şu ayette belirtilmektedir:

    “(İnsanları) Allah’ çağıran,salih amel(işi doğru ve güzel yapmak)işleyen ve ben müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim vardır?”[7]
    Ayette bahsi geçen üç güzel sözlüden ilkinin hakkı söyleme,insanları İslam’a davet etme hususiyetine, ikincisinin, işini doğru ve güzel yapışına* üçüncüsünün ise şahsiyetli duruşuna vurgu yapılmaktadır.
    Doğru konuşmayanlara ve sözün güzelini söylemeyenlere Allah’ın uyarısı şöyledir: “Kullarıma söyle,sözün en güzelini söylesinler.Sonra şeytan aralarını bozar.”[8] Allah’ın Peygamberimize önerdiği çeşitli davet metotlarından biri de “güzel öğüt”tür.[9] Güzel öğüt, gerçekleri güzel takdim etmek,muhatabı ikna etmede yapıcı, onure edici, umut verici bir üslup kullanmak, muhatap ikna olmasa bile en azından davete saygısını temin edecek bir diyalog kurmaktır.
    Yani Peygamberimizin, “Kolaylaştırın zorlaştırmayın,müjdeleyin nefret ettirmeyin.” tavsiyesine uygun bir üslup kullanmaktır.
    Bu tavsiye, sözün güzelleşmesinde de belirleyici bir öneme sahiptir.


    2] Bkz.14/İbrahim,27

    [3] 14/ İbrahim,24-26

    [4] Esed,Muhammed,Kur’an Mesajı,Terc.C.Koytak-A.Ertürk,İşaret yay.İstanbul-1996,s. II/506

    [5] 33/Ahzab, 70; Ayrıca bkz. 4/Nisa,9

    [6] Esed, a.g.e. s.II/868

    [7] 41/Fussilet, 33

    * Not:Salih amel, en sade ifadesiyle bir işi içten,doğru ve usulüne uygun bir şekilde yapmak demektir.

    [8] 17/İsra,53

    [9] 16/Nahl,125

    ALINTI ; Mukadder Arif Yüksel
  4. Havîn

    Havîn Hâdâ Omar ,Hâdâ Omar ! Kullanıcı

    Allah razı olsun.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş